ANKARA - BHA

ATO Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı yazılı bir açıklama yaparak değerlendirdi. Programın küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerinin arttığı bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının ortaya konulmasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından da önemli olduğunu söyledi.

Enflasyonla mücadelede Mayıs 2024’teki yüzde 75,5 seviyesinden önemli mesafe alındığını, ancak yeni OVP’nin dezenflasyon sürecinin daha önce öngörülenden uzun süreceğine işaret ettiğini belirten Baran, “2026 yılı sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olarak güncellenmesi, önümüzde hâlâ kat etmemiz gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. Yeni program, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyerek yeniden tek haneye ulaşmasını öngörüyor. Dolayısıyla enflasyonla mücadele önümüzdeki üç yıl boyunca ekonomi politikalarının ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek. Enflasyonla mücadele sürecindeki gecikmede küresel ve jeopolitik gündemler etkili oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz da konuşmasında bu etkinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını ifade etti. Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın üretimden ulaştırmaya kadar ekonominin birçok alanında maliyet oluşturdu. Bu artışlardan ticaretimiz ve ihracatımız da etkilendi. Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin temel şartlarından biri olduğunu biliyoruz. Enflasyonla mücadeleyi destekliyoruz. Enflasyonla mücadelede alınan yolu da çok kıymetli buluyoruz. Ancak uzayan tek haneli enflasyon hedefine ulaşma sürecinde, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzü korumamız gerektiğini de göz önünde bulundurulmalıdır”  diye konuştu. Baran, dezenflasyon yükünün sadece özel sektörün omuzlarında kalmaması için kamudaki tasarruf tedbirlerinin ve harcama disiplininin de kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Finansmana erişim

Reel sektörün son dönemde en önemli gündemlerinden birinin finansmana erişim olduğunu hatırlatan Baran, OVP’de bu konuda somut mekanizmaların açıklanmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Baran, “İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP’de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz” dedi.

İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı kapsamında finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânlarının geliştirilmesi, KOBİ’lerin teminat ve işletme sermayesi sorunlarının hafifletilmesi yönündeki adımlara dikkat çeken Baran, 250 milyar TL büyüklüğündeki İmalat Sanayisi Finansman Desteği Programı’nın reel sektör açısından önemli bir kaynak oluşturacağını söyledi. Baran, “Bu süreçte açıklanan kaynakların işletmelerimize hızlı, etkin ve ihtiyaca uygun koşullarla ulaşması işletmelerimizin devamlılığı açısından çok önemli” diye konuştu.

Enerji maliyetleri ve dış denge 

Küresel gelişmelerin Türkiye’nin dış dengesi üzerindeki etkilerinin OVP rakamlarına da yansıdığını belirten Baran, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltilmesine dikkat çekti. Baran, “Enerjide dışa bağımlılığın yalnızca cari denge açısından değil, enflasyon ve sanayimizin rekabet gücü açısından da ne kadar önemli olduğunu bu rakamlarda bir kez daha görüyoruz. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve kritik girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, orta ve uzun vadede ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirecek” dedi.

Türkiye’nin zorlu dış talep koşullarına rağmen yıllıklandırılmış ihracatını Ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine taşımasının büyük başarı olduğunu ifade eden Baran, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının yüzde 44,1’e yükselmesini de ihracatın niteliği açısından olumlu bulduklarını söyledi.

Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarındaki yavaşlamanın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Baran, Avrupa Birliği ve Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesinin toplam ihracatın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu hatırlattı. Baran, “Bir taraftan finansman maliyetleri, diğer taraftan enerji ve iş gücü maliyetleri, öte yandan ana ihracat pazarlarımızdaki talep koşulları işletmelerimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle OVP’de Eximbank desteklerinin, ihracat sigortası imkânlarının ve ihracat finansmanının güçlendirilmesine yer verilmesini önemsiyoruz. Mevcut pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni pazarlara erişimi artırmak zorundayız” diye konuştu.

Mesleki eğitim

OVP’de 2026 yılında yüzde 8,1 olarak tahmin edilen işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya indirilmesi ve üç yıllık dönemde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini hatırlatan Baran, iş gücü piyasasındaki yapısal sorunlara da dikkat çekti. Reel sektörün özellikle ara kademe ve nitelikli teknik personel bulmakta güçlük yaşadığını belirten Baran, “İşsizlikle işverenlerin eleman bulma sorununun aynı anda yaşandığı bir tablo, mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. OVP’de sektör-okul iş birliklerine ve mesleki eğitime yapılan vurguyu bu nedenle çok kıymetli buluyoruz” dedi.

OVP’nin hazırlanması sürecinde iş dünyasının görüşlerinin alınmasını da önemli bulduklarını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen istişarelerin, kamu ile özel sektör arasındaki diyaloğun sürdürülmesi açısından değerli olduğunu söyledi.

Baran, “Orta Vadeli Program’ın ortaya koyduğu hedefleri ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan, hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacak. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın ülkemize milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.